13 Eylül 2011 Salı

Haşhaşlı Pide


Dün bir arkadaşımla beraber Mecidiye tarafındaydık. Akşama doğru eve dönerken bir pastanenin camındaki haşhaşlı pideler gözüme takıldı. Epeydir haşhaşlı pide yemediğimi hâtırladım.

Yukarıdaki fotoğraf bu hâtırlamanın ürünüdür.

Bugün sabah fırına ekmek almaya gittiğimde bu pideden bizim mahallenin fırınında da satıldığını gördüm. Kahvaltı için her zaman olmasa bile, haşhaşlı pideyi zaman zaman ihmal etmemek gerekiyor.

6 Eylül 2011 Salı

İSTANBUL’UN EN GÜZEL ALKOLSÜZ LOKANTALARI


İstanbul’un her semti gizemli bir mutfağa açılıyor artık. Bazen küçük bir sokağın içine gizlenmiş, bazen yemyeşil bir parkın ortasına kurulmuş bu lokantalar muhteşem lezzetler sunuyor insana. Kimi adını bile duymadığımız yöresel mutfaklarından taşıdığı lezzetleri gün yüzüne çıkarıyor, kimi herkesin yaptığı bir yemeği kendine has yorumuyla önünüze servis ediyor.

Kebapçılar, pideciler, dönerciler, pilavcılar, lahmacuncular, köfteciler, balıkçılar, kahvaltıcılar, pasta ve tatlıcılar, fasulyeciler... Farklı farklı yöresel lezzetleriyle birbiriyle yarışan restaurantlar ve cafeler...

Hayykitap ve Zaman’ın ‘Sonradan Gurme’si Salih Zengin, İstanbul’daki en güzel içkisiz lezzet mekânlarını sizler için bir araya getirdi. Bu kitap, Asya’dan Avrupa’ya uzanan lezzet köprüsü İstanbul’da yepyeni lokantalar keşfetmeniz ve bu lokantalarda aileniz, dostlarınız ve iş arkadaşlarınızla en leziz yemekleri yiyerek hoş vakit geçirmeniz için hazırlandı. Her biri tek tek gezildi ve test edildi.

9 Temmuz 2011 Cumartesi

Google+

Google'da yeni oyuncağımız artık Google+... Google'ın aylardır Facebook'a benzer bir site üzerinde çalıştığı konuşuluyor ve yazılıyordu. Olan oldu ve Google+ davetiye usulü ile kullanıcılara açıldı.

İlk intibalar...
Biz de Google+ davetiye usulu ile katıldık. İlk intibamız şu: Friendfeed benzeri bir site; ancak ondan daha fazla farklı özellikleri var. Özellikle çevrelerin tutulduğunu söylemek mümkün.

Şimdilik bu kadar. Sizde Google+ deneyebilirsiniz.

Herkesin sosyal medya sitelerinde vakit geçirdiği günümüzde bir bloga uzun uzadıya bir şeylerin yazılmasının da pek anlamı kalmadı gibi. Bu yüzden Google+ ile ilgili intibalarımızı kısa tuttuk.

30 Mayıs 2011 Pazartesi

Yağmur

Bugün gök yarıldı sanki, gökten bardaktan boşanırcasına yağmur yağdı. Afyonkarahisar'ın pek de alışık olmadığı bir durum bu: Yağmurun bu kadar sık yağması...

Bugün ilk defa sele kapılıp gidecekmişim gibi bir duygu kapladı içimi. Yağmur o kadar şiddetli yağıyordu ki... Şemsiye taşımaya bir türlü alışamadık. Sanırım şemsiye ile dost olmayı öğrenmemiz gerekecek.

İş yerine ulaştığımda bir hayli ıslanmıştım. Penceremden dışarı baktığımda ortalığın yemşeşil hâli biraz önceki ıslanmışlığımı unutturdu. Karadeniz gibi her yer yemyeşildi. Geçen yıl bu zamanlar çimenler kurumaya başlamıştı bile. Şimdiyse dipdiriydiler.

Eğer altyapınız iyiyse yağmurdan korkmaya gerek yok. İşte ben bundan endişeliyim. Afyonkarahisar'ın altyapısı “yağmur” tarafından test ediliyor.